Avcılar Alemi.com' a Hoşgeldiniz

Avcı Dostlara Çağrımızdır..

AVCI DOSTLARA ÇAĞRIMIZDIR

 

Sen de mi ertesi gün gideceğin avın için, sabahlara kadar uyuyamıyorsun?

 

Senin de mi gözlerin ufku tararken iki yeşilli kanat görünce kalbin sıkışıyor, tetik parmağın çaresizce çırpınıyor?

 

Sen de mi köpeğinin fermasına koşarken, ister onuncu ister bininci olsun aynı titremeyi hissediyorsun?

 

Sen de mi halen ürperirsin her seferinde, kalkan keklik alayının harlamasına?

 

Sen de mi hayaller görürsün kopoyun önünden koşan domuzun önüne çıkıp çıkmayacağını düşünürken?

 

Sen de mi zevkine doyumsuz kalır, aylarca hasretiyle yanarsın ateş başındaki dost sohbetinin?

 

Hayallere dalmayan var mıdır, hafta sonu gidilecek avı beklerken ta Pazartesiden?

 

"Olsun, azılıyı bulamadık ama bizim kopoy yine sağ salim döndü" demeyen emektar avcı var mıdır köylerde?

 

Sabahın ilk çayını masaya koyan yaşlı kahvecinin, içinden "ah bende geleydim ya sizle!" diye nasıl yandığını hissetmeyen var  mı?

 

Tipi altında meraya yürürken, bomboş ve bembeyaz sokaklara bakıp da "iyi ki avcıyım" diye sevinmeyen var mı?

 

O zaman sen de ve siz de bizdensiniz.

 

Biz, avcılarız.

 

Ama dostlar, kavgamız var.

 

Ata yadigarı geleneğimize göz koydular.

 

İnsan gibi insan, adam gibi adam yetiştiren kültür ocağımıza, göz diktiler.

 

Sevinçlerimize, yaşamımızı anlamlı kılan en büyük sevdamıza, göz koydular.

 

Avcılığı bitirmeye yemin etmişler. Avcıları sindirmeye, avcıları susturmaya, avcılığı paçavraya çevirmeye iman etmişler.

 

Gözler, paradan başka geçer akçe görmez, diller liradan-dolardan başka laf konuşmaz olmuş.

 

İnsanlığımızın en eski faaliyetini, kesmeye, bitirmeye, dolara-yuroya tahvil etmeye yemin etmişler.

 

Ali kıran olmuş, baş kesene dönmüşler. Sesi çıkmaz nasılsa demişler, nasılsa birlik olmaz, nasılsa gücü yetmez demişler, kılıcı çekmiş, yalın ayak hücum etmişler.

 

Böyle gitmez dostlar. Avcılığın bitirilmesine, yok edilmesine izin vermek olmaz.

 

İşitmek istemeyenlere işittirmek şart oldu.

 

Kavgamız var dostlar, sevdamızı elimizden almaya yemin edenlerle kavgamız var.

 

***

 

DKMP tarafından hazırlanan(!) 2009-2010 MAK taslak metnindeki tuzakları, kabul etmiyoruz.

 

Türk avcılığının en köklü avcı eğitim okulu olan Sürek Avı Postalarının tasfiyesini kabul etmiyoruz.

 

Bu köklü avcılık yönteminin, uyduruk bahanelerle ortadan kaldırılmasını, yaban domuzu avının paralı avlaklara peşkeş çekilmesini kabul etmiyoruz.

 

Ankara'da  masa başında avcıların başına çorap örenlerin farkındayız, kimler olduklarını, niyetlerinin ne olduğunu iyi biliyoruz.

 

Neredeyse bütünüyle avcıların aleyhine işleyen, akla-mantığa aykırı, üfürme sebeplerle uydurulmuş kararlar, avcıların aklında ve vicdanında meşru değildir.

 

Bir takım bürokratların, hiçbir şekilde avcıların talebine dayanmayan ama öyle olduğu iddia edilen İl Av Komisyonu "taleplerine(!)" dayanarak yaban domuzu avında yapmaya kalkıştıkları hak gaspına, izin vermeyeceğiz.

 

Bu haksızlığı kabul etmiyoruz ve etmeyeceğiz.

 

Bu işi, gerekiyorsa Sayın Başbakanımıza, gerekiyorsa Sayın Cumhurbaşkanımıza kadar götüreceğiz.

 

Bizler Türkiye’nin Avcıları olarak , vatandaşlık görevimiz gereği, konu ile ilgili dosyalarımızı,

Türkiye genelinde toplanan imzalarımızı Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı makamlarına arz edeceğiz.

 

Türkiye’nin Avcısının Atadan miras, çocuklarına emanet meralarından elinizi çekin.

 

Avcılar olarak tek büyük avımız kalan yaban domuzunu, cebi paralı üç-beş kişiye yem etmeyeceğiz.

 

Haksızlıklarla mücadele edecek kadar asil kan, tüm Türkiye Avcılarında mevcuttur.

 

Rasgele!

 

Henüz bu habere ait bir yorum yok. YORUM EKLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ
2117 kez okundu