Avcılar Alemi.com' a Hoşgeldiniz

İlk Domuz

İLK DOMUZ

Sezonun açık olduğu bu günlerde hepimizin keyfine diyecek yoktur her halde.Epey süre ayrı kaldığımız avlaklara tekrardan ayak basmak,hasret gidermek her halde ruhumuza iyi gelmiştir.Avcılık hayatımda av benim için hep çulluk avıydı.O yüzden de değişik avları kovalamamıştım.Arkadaşlarımın sayesinde diğer kuş avlarına az da olsa gitmiştim ama hiç biri çulluğun yerini tutmamıştı.Benim için av,elde tüfek,önde köpek meşeliklerde kara gözlü kuşu aramaktı.Zaten fermadan kalkan çulluğun bana verdiği heyecanı da başka hiç bir avda bulamamıştım.

Yıllarca değişik yerlerde gezip,dolaşıp,tüfek atmıştım.Ne güzel günlerdi onlar,inşallah sağlık,sıhhat yerinde olurda hayatımızın sonuna kadar avlanırız.Genellikle av sonrası kurulan sofralarda yorgunluk atıp,sohbet ederiz.İşte böyle keyifli anlarda arkadaşların domuz avı maceralarını çok dinlemiştim.Bu hikayeler zaman içinde beni çok etkilemiş olacak ki,artık ben de domuz avına merak sarıyordum.Yani,yeni heyecanlar,yeni maceralar beni bekliyordu.

Artık karar vermiştim,ben de domuz avına gidecektim.Hemen sevgili dostum,asker arkadaşım ve avı bırakana kadar ki çulluk partnerim Aygün Başarır’a fikrimi açtım.Tabii ki çok sevindi ve bana yivli bir tüfek almamı ve böylelikle değişik büyük avlarda kullanabileceğim bir silaha sahip olmamın ileride işime yarayacağını söyledi. Bende gerekli muameleleri tamamlayıp dostumun yönlendirmesiyle Sauer 202 - 30,06 yivli bir tüfek satın aldım.İlk adımı atmıştım,artık yeni heyecanlara doğru yelken açabilirdim.Bu arada yaptığımız baskılar sonucu dostum Aygün’ü bu sene tekrardan meralarda göreceğiz.Bu avcılık için büyük bir kazanımdır,çünkü hem olağanüstü bir avcı,hem de adam gibi adamdır.

Kaz Dağları

Geçen zaman içinde bir sürü macera dinlemiş bayağı bilgi edinmiştim ama tecrübenin yerini hiçbir şeyin tutmayacağını da çok iyi biliyordum.Bizim ekip son derece deneyimliydi,bu benim için büyük avantajdı ama esas önemli olan artık ben bu avı büyük bir arzuyla istiyordum.Yani yolun yarısını geçmiştim ve kendimi başlamak için hazır hissediyordum.Sıra yeni tüfeğimi ve kendimi bu avda denemeye gelmişti.İşte bu bilinmezlerle ilk domuz avı programına bende katıldım.Böylece ilk Kaz dağları ziyaretimi gerçekleştirecektim.

Bu avda benim için her şey yeniydi.Akıl almaz doğasıyla nefes almaya doyamadığım Kaz dağları,elimde avda şimdiye kadar ki en güçlü silah ve ilk domuz avı tecrübesi.Bu kadar ilklere rağmen ben son derece rahattım,heyecanda yoktu,nede olsa askerde çok yivli tüfek kullanmıştım ve yıllardır da avlanıyordum.Artık sıra avda domuzla karşılaşmaya gelmişti.Bakalım anlatılanlar kadar bu av beni çekebilecekmiydi? Sabah yapılan kahvaltının uzaması bile zaman geçiyor diye beni germişti.Bana sorsalar hemen kendimi ormana atacak ve sağımdan,solumdan geçen domuzlara tüfek atacaktım (Sanki koyun sürüsüydü ya?).Neyse hep beraber kısa bir konuşmadan sonra yola koyulduk.

Ben ilk avım olduğu için tüm konuşulanları dinliyor,içlerinden bir şeyler öğrenmeye çalışıyordum.İlk bağı yapacağımız yere kadar yangın yolundan yürüdük,sonra yoldan ayrılıp ormanın içine daldık.Artık hiç kimse konuşmuyordu.Sırayla tek tek belirli noktalara bırakılıyorduk.Yukardan geldiğimiz patika sağa doğru kıvrılıp dik olarak aşağıya doğru gidiyordu ki,işte bu noktada bana sen burada dur dediler.Artık yapacağım şey sessizce beklemek diye de tembihlendim.Bende bu uyarıya harfiyen uyarak dikkatle önümden gelecek domuzları beklemeye başladım.Artçıların ilk tüfek atışlarıyla biraz heyecan yaşadım ama sonra geçen zamanda ki sessiz bekleyiş beni bir hayli sıkmıştı.Devamlı olduğun yerde beklemekle av mı olurmuş,insan bu güzel ormanda gezmeden av mı yaparmış diye düşünüyordum.Sonrada bu iş bana göre değilmiş dedim.Evet bu kadarcık kısa bir tecrübeyle kararımı vermiştim.

Kaz Dağları

Neyse bu bekleyiş yarım saat sonra telsizden gelen haberle bitti.Bu postada köpekler domuz bulamamışlar yeni bağ için toplanacağız diye mesaj gelince benim canım biraz daha sıkılmıştı.Aynı bekleme işini yine yapacağız dedim.Hani şöyle vuruyoruz,hani böyle bol domuz var demişlerdi ya.Ne olmuştu acaba bu hayvanlara,yoksa anlatılanlar avcı palavrası mıydı? Ya da domuz avı böyle miydi?Ben bunları düşünürken yerimi terk edip aşağıdan gelen posta başı ve arkadaşlara doğru on metre kadar yürüdüm.Amacım neler olduğunu öğrenmekti.İşte ne olduysa bu esnada oldu.Bitti denilen postada benim bir üstümdeki bek yerinden iki el tüfek sesi geldi.

Ben büyük bir hızla arkamı döndüğümde patikadan gelen üç domuzu gördüm.Bunlar benim av hayatımda gördüğüm ilk domuzlardı. Sanki ormanın derinliğinde,karanlıklar içinden üzerime doğru gelen zırhlarına bürünmüş üç atlı şövalye! Domuzları fark edince biraz refleks,birazda heyecanla ileri atıldım.Fakat benim gibi acemiyi fark eden hayvanlar hemen sola dönüp küçük bir yamadan inip kayboldular.Ben beş,on adım daha koştum ve durup tüfeğimi omuzladım.Nasıl olsa karşı yamadan çıkacaklardı.Kısa bir süre içinde ilk domuz çıktı ve bir ağacın arkasından kayboldu.Ben tüfeğimi o tarafa çevirirken ikincisi de o ağacın arkasından geçiyordu.

Daha emniyetli olsun diye üçüncüyü bekledim ve tüfeği ağacın arkasından geçtikleri noktaya tuttum.İşte son domuzda geçiyordu ki tetiği ezdim.Bu yivli tüfekle bir domuza ilk atışımdı.Güm diye bir ses ormanı kapladığında şaşkın bir haldeydim.Hayvan yerde kımıldamadan yatıyordu.

Kaz Dağları

İlk domuzum cansız yıkılmıştı.Hemen yanına koştum,çok sevinçliydim.Telsizden arkadaşlara vurdum diye haber veriyordum ama o kadar bağırıyordum ki telsize bile gerek kalmamıştı,zaten herkes duymuştu.Kendimi sanki yılların domuz avcısı gibi hissediyordum ama şaşkındım.Halbuki o ana kadar çok sakindim veya ben öyle zannediyordum.Meğerse o anı yaşamayı çok istiyormuşum.İşte o kısa zaman dilimi yeni bir av tutkusunun başlangıcıymış da benim haberim yokmuş.Beni sürekli kendisine çeken,dağ tepe,sıcak soğuk demeden peşinden koşturan yeni bir av.Artık ben de bir domuz avı sevdalısı olmuştum. Tabii ki resimler çekildi,ilk avımın kutlaması yapıldı.Bu av beni oldukça mutlu etmişti.Emin olun bu kadar sevineceğimi düşünmemiştim.

O günden sonra bir sürü domuz avına gittim.Vurduğum oldu,tüfek atmadan döndüğüm oldu.Ama ilk avın zevki de,heyecanı da hep farklı oldu.Ne iyi etmişimde o tüfeği alıp büyük ava adım atmışım.Sağ olasın dostum ve kardeşim Aygün . Bu güzel günün akşamı şahane bir masa donatıldı.Gecenin ayazında kurulan sofranın başında hep beraber aynı tencereye kaşık salladık.Tüm dostlar yiyip,içip hem o günü,hem de yarını konuştuk.Aslında bizler o sofranın etrafında gelecek yıllarda pekişerek devam eden dostluklarımızı kuruyormuşuz.Ne sağlam ve çıkarsız,bu günlerde ailecek görüştüğümüz dostlukların temelleri.Bence avcılığın en keyifli taraflarından biri de bu olmalı her halde.Dost edinmek. Akşam soğuğa rağmen sofra başı muhabbeti uzadı.Yatma zamanı gelince hep beraber dağın başındaki taş yapıya sığınıldı.İçerisi yakılan sobanın sıcaklığıyla bayağı yaşanılabilir bir duruma gelmişti ama çok kalabalık olduğumuzdan rahat yatamayacaktık.Aklıma arabada kalma fikri geldi.Hemen Aygün’le beraber jeepe gittik.

Arka koltuğu yatırıp uyku tulumlarını serdik.On dakika kadar da kaloriferi çalıştırınca yatacağımız yer kral dairesine döndü.Yatmadan önce bu mutlulukları bana yaşatan yüce Tanrıma dua ettim,şükranlarımı ilettim. Yorgunluk ve ilk avda ilk domuzu vurmanın mutluluğuyla sabaha kadar mışıl mışıl uyumuşum. İşte o günden sonra bende domuz avının meraklılarından oldum.Artık ne zaman bir organizasyon varsa kaçırmamaya çalışıyorum.Bu kadar zevk alacağımı bilsem çok daha önceleri domuz avına başlardım.Belki de amaç sadece ava gitmekte değildir,uçsuz bucaksız ormanlarda özgürce dolaşmakta değil,sevdiğimiz dostlarımızla o anları beraber yaşamaktır.Kim bilir?

Herkese kazasız,belasız avlar dilerim,rastgele.

Bu makale için toplam 1 yorum yapılmıştır. YORUM EKLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Bu yorum 29.10.2007 23:09:04 tarihinde Tuncay (admin@avcilaralemi.com) tarafından eklenmiştir
Bu güzel anlatımınız için teşekkürler,yazıyı okurken benimde yaptığım ilk avlar aklıma geldi,zevkle okudum..Saygılar

787 kez okundu