Ana Menü
Arşiv
Atatürk Köşesi
Linkler
Piyasalar
Hava Durumu
İSTANBUL
ANKARA
ZONGULDAK
SİVAS
İlan Ekle
|
Avcılar Alemi.com' a Hoşgeldiniz
ÜRETİCİ VE ÜLKE FARKI.....
Av köpeklerinde herhangi bir ırk ile ilgili olarak bir ülke baz alınarak bu ırka ait bütün köpekler her ülkede aynı karakterde olur, aynı şekilde yetiştirilir denemez. Av köpeklerini aynı ırka ait olmasına rağmen kullanılım ve yetiştirilme ve eğitim şekilleri ülkeden ülkeye farklılıklar gösterebilir. Sadece av köpeklerinde değil diğer çalışan ırklarda da durum aynıdır. Dobermann ırkı dünya üzerinde popülerliğini kazanmadan önce Almanya’da bu ırk çok sert karakterdeydi. Daha sonraları dünya ülkelerine yayılmaları ile diğer ülkelerde yetiştirilme ve kullanım farklılıkları doğdu ve buna bağlı olarak karakterlerinde de değişmeler görüldü. Daha yumuşak ev köpeği olarak bakılabilecek karakterde dobermannlar yetiştirilmeye başlandı. Bu günümüzde de hala pek çok ırk için böyledir. Her kennelin Alman çoban köpeği karakteri farklı olabilir. Bazıları görev köpeği olarak üretim yaparlar ve bu köpekler ev ortamlarında riskli olabilirler, diğer bir kennel show ve ev köpeği üretimi yapıyorsa bu köpeklerden de görev köpeği olarak faydalanılamaz. Av köpekleri de bulundukları bölgedeki av türünün çokluğuna ve azlığına göre belli avlarda fazla yoğun şekilde kullanıldığında bazı karakterleri değişebilir, bazı av türleri için diğer hem cinslerinden daha uygun olabilirler. Bütün köpekler kendilerine özgü davranış şekillerini gelecek nesillerine taşırlar. Tabi ki bu bir kaç nesilde olmaz. Bilinçli ve bilgili üretimle köpeklere yaptıkları işlerde bazı yetenekler kazandırılırlar. Bu kanlarından gelen yetenekleri bazı durumlarda eğitimle dahi bir kaç nesilde silinemez ve köpek tercihi yapılırken soyun hangi karakteristik yönleri avcının işine geliyorsa seçimini o soydan yapar. Bunlara dünya ülkeleri üzerinde çok örnekler verilebilir. İngiliz pointerinin ana vatanı kabul edilen Britanya adasında bu köpekler aport yapmazlar. Çulluk gibi sık meralarda kullanılmazlar. Bu ülkede moor tabir edilen meralarda tek ağaç dahi görmediğiniz yemyeşil arazide bütün süratini sergileyerek ve açılarak av yaparlar. Ama aynı köpek İspanya’da, İtalya’da çulluk avında ormana sıka girer, keklikde sıcak havada çalışır. Aynı köpek bu ülkelerde kuyruğunu yere paralel tutarken ABD’de havaya diker ve kılıç gibi sallar. Aynı köpek filed trial için yetiştirildiğinde çok hızlı olur ve neredeyse gözden kaybolacak şekilde açılır gider gene bu aynı köpek av için yetiştirilmişse yapılan bu field triallere sokulduğunda field trail köpekleri karşısında hiçbir şansı yoktur denebilir. Fakat Britanya adasında av için yetiştirilen bir pointer de field trial köpeği gibi açılır. Gene aynı köpek olan bu ingiliz pointeri Almanya’da yukarıdaki saydığım ülkelerde hiç akla hayale gelmeyen şeyleri yapar, domuz, geyik kovar iz sürer, sudan aport eder. İngiliz pointerin av ırk standartında havadan koku alır başını yerde gezdirmez denirken Almanya’da iz sürdürülen pointer mecburen kafasını yere indirmek etrafındaki büyük avın kokularını bu şekilde takip etmek zorunda kalır. Diğer ülkelerdeki kuş köpeği (bird dog) kavramı Almanya’da alt üst olur. Alman av köpekleri birliğine göre (Jagdgebrauchshundverband ev) “her av köpeği her türlü avı yapmak zorundadır. Bütün av köpekleri çok amaçlıdır.” Alman spaniel kulüb başkanı ile yaptığım bir yazışmada Almanya’da sadece kuş avı için kullanacağım cocker spaniel sormuştum ve bana cevap olarak “Almanya’da sadece kuş avı için kopek bulamazsın bu köpekler hangi ırk olurlarsa olsunlar her av için kullanılmalı ve bu avlara uygun olduklarını kanıtlamak için yapılacak imtihanları vermeleri gerekir” demişdi. Almanya’da cocker spanieller domuz ve geyik avı içinde kullanılmaktadırlar. Ama diğer ülkelerde böyle birşey göremezsiniz belki ferdi bir kaç kişinin veya grubun yapabileceği birşeydir. Köpeklerin üretim izinleri için yapılan imtihanlarda ülkeden ülkeye farklılıklar gösterir. Almanya’daki gibi detaylı imtihan sistemi pek çok ülkede yoktur. Çünkü diğer ülkelerde belli ırklar her ava götürülmez. Bir İngiliz pointer köpeğini topuk (heel) de yürütmeyi pek önemsemez. Ha sağ yanında yürümüş, ha sol yanında umrunda değildir. Bu ülkede yapılan av testleri Almanya gibi detaylı değildir, pointeri sudan aport yapmıyorsa, büyük av izi sürmüyorsa ve Almanya’daki diğer pointerlerin yaptığı pek çok şeyi yapmıyorsa üretim izni alamaz diye bir şey söz konusu değildir. Zaten bu ülkede pointer köpeğinden aport istenmez. Almanya’da köpek aport yapmazsa imtihnaları geçemez. İngilizin köpeği elzem olan şeyleri yapar. Fermasında komut gelene kadar bekler, kuş kalktıktan sonra kovalamaz yatar, yönlendirme ve gel komutlarına uyar, havadan koku takibi yapar. Diğerleri ingiliz için bir fantaziden ibarettir. Zaten bunları yapan bir ingiliz pointer amacı olan kuş avını gerektiği gibi yapar. Bu iş Fransada da böyledir İspanya da da böyledir pek çok ülkede de böyledir ve hepsinde bazı farklılıklar görülebilir. Herhangi birine işte doğrusu budur diyemezsiniz. Örneğin Alman sistemine en iyisi budur, yapılması gereken budur denemez. Madem Alman sistemi en iyisidir, neden diğer ülkeler aynısını uygulamamaktadırlar. Hatta Almanlar bu konuda yalnızdırlar. Diğer ülkeler köpek konusunda o kadar cahilmidirler ki Almanya’nın bu uygulamasının doğruluğunun farkına varamayıp kendileri uygulamamaktadırlar. Avcı av köpeği seçerken özellikle köpeğini yurtdışından getirecekse bütün bunları bilmeli ona göre getireceği köpeği kendi ihtiyaçlarına göre seçmelidir. Son zamanlarda dışardan çok sayıda köpek ülkemize girmekde ve kendine üreticiyim diyen bazı insanlar ve hatta çiftlik ve üretim merkezi adı altında yerler ortaya çıkmaktadır. Bu yerlere baktığımızda dışarıdan gelmiş şecereli köpekler görülmekde ve bu köpekler ülkemize giriş yaptıkdan sonra ilk kızana gelmeleriyle bir yavru üretim makinası gibi devamlı yavru üretmeye başlamaktadırlar. Bu işe yurt dışında puppymil denir. Türkçe tam karşılığı yavru değirmeni olan bu sözcük köpeklerin çok sık yavrulatılıp yavruların kalitesinin düşmesi ve yavruların aynen bir değirmenin taşı arasında öğütülmesi anlamına gelebilir. Puppymil sanki bir fabrika gibi çalışır ve devamlı üretim yapar. Bu üretim yapılırken kalıtımsal hastalıklara, köpeklerin yaptıkları işlerdeki yeteneklerine önem verilmez. Bu kadar sık üretimde istenilse de zaten bunlara gereken hassasiyet gösterilemez. Herşeyden önce köpek üretimi bir geçim kaynağı olarak yapıldığında bu tür istenmeyen durumlarla karşılaşılır. Onun içindir ki yurtdışında en iyi üreticiler bu işi hoby olarak yapan üreticilerdir. Bu tür üreticilerde her zaman yavru bulmanız mümkün değildir. Sahip oldukları köpek sayısı çok olsa dahi bu insanlar belli zaman aralıklarında köpeklerinden yavru alırlar ve daha çok köpeklerinin yaşamları, avları ile ilgilenirler. Bu üreticilerden yavru almak için senelerce beklemeniz gerekir çünkü her daim ellerinde yavru olmaz. Bir köpeği her sene yavrulatmak o köpeği son derece hırpalar, avdan geri bırakır. Ayrıca bir köpeği bu şekilde kullanmak insanca bir davranış da değildir. Yurtdışında kennel kulübler, köpek eğitimcileri dernekleri ve benzeri köpek kuruluşlarının köpek sahibi olmak isteyen insanlara ortak tavsiyesi şudur; “elinde her daim yavru olan, birden fazla ırkı üreten, yavru talep ettiğinizde sizin köpeğe nasıl bakıp bakmayacağınız sorgulamayan, her yavru isteyene yavru veren, köpeklerinin yavruları ülkenin her yerine dağıldığı, herkesin elinde gezdiği, geçimini yavru satışından sağlayan, yavrularının ilanlarını heryere veren üreticilerden köpek almayınız.” Türkiye’de ne yazık ki çok fazla yavru satmak, yavrularının herkesde olması iftihar edilecek bir olayken yurtdışında bu manzara utanılacak bir durumdur. İyi bir üreticinin hiçbir yavrusu internetde, dergide, gazetede ilanla satılmaz. Çünkü iyi bir üretici az sayıda köpek üretir, onun köpeklerinin yavrusu olacağı zaten duyulur, bilinir ve alacak kişiler daha yavrular doğmadan seneler önce hazırdır. Böyle bir üretici ilan vermek gereği duymaz. Ayrıca ilan ile karşısına çıkacak tanımadığı kişilere köpek vermeye hiç de hevesli değildir. Örneğin Deutsch kurzhaar verband EV’nin internetdeki sayfasında satılık yavrular ilanlarına bir bakın. Belli sayıda ilan görmekdesiniz. Almanya’da kurzhaar yavruları Bu kadarmıdır? Diğer yavrular nasıl sahiplendiriliyor? Bu köpeklerin en iyilerinin yavruları kesinlikle bu ilanlara düşmezler, hele Türkiye’ye hiç düşmezler. Bu adamlar hiç sosyal değillermi? Beraber ava gitmiyorlarmı? Yavrusu olunca neden ilanlarla müşteri arasınlar? Yukarıda tarif ettiğim türden bir üretici ise mutlaka yavruları olduğu avcılar arasında duyuluyor ve üreticinin ilan vermeye gereği ve fırsatı olmadan o yavrular alınıyordur. Türkiye'ye gelen kurzhaarlar izlediğim ve bildiğim kadarıyla hep deutsch kurzhaar verband EV nin ilan sayfasından seçilmektedirler. Şüphesiz bu köpekler de iyi köpeklerdir hepsiyle av yapılabilinir ama en iyileri olmadığıda su götürmez. Sebebini yukarıda açıkladım. Türkiye’de Avrupa ve ABD deki anlamda üretici yoktur. Eğer köpekleri yavrulatarak çoğlatmak anlamında ise üretici çoktur. Ama üreticinin vazifesi köpekleri çoğaltarak satmak değildir. Bunları yapanlara üretici denmemelidir. Bunlar köpek tüccarlarıdır. Bu işten para kazanıp karınlarını doyurmaya çalışmaktadırlar. Avcılık ve köpekciliğimizin gelişmesi için bize yukarıda belirttiğim özellikleri olan üreticiler gereklidir. Şu anda bizim avcımız şecereli köpekden yavru satın alma hevesinde bu kişilerin kapısında sıraya girmektedirler. Bu kişilerde paranın tatlı cazibesi ile yurtdışından getirdikleri şecereli köpekleri hiç vakit kaybetmeden her kızana geldiğinde çekmekdedirler. Dikkat ederseniz bu üreticilerin sattıkları yavrular devamlı yabancı şecereli köpeklerin yavrularıdır. Halbuki üretici başkasının şecereli köpeğini yavrulatıp satmaz kendi yetişdirdiği kanın yavrularını satar. Şöyle açıklayayım örneğin Hartwood diye bir üretici gidip Gestmoor ile Riverside isimli üreticilerden köpek alıpda onların köpeklerini çiftleştirip olan yavruları satmaz. Eğer Hartwood kendine üreticiyim diyorsa kendi ürettiği köpeklerin diğerlerine göre bazı farklılıkları olabilir, o da kendi seçilmiş üretimiyle ve köpekleri kullanma tarzıyla köpeklerine kazandırdığı yetenekleriyle kendi kanına bazı özellikler kazandırmasından ileri gelir. Muhakkaki Hartwood bu işle başladığından diğer üreticilerin köpeklerini kullanır ve zaman zaman da araya başka kanlar karıştırır. Ama bunu bilinçli bir şekilde yapar. Köpek üretimi nasıl olur bilir, kalıtımsal hastalıklar nasıl önlenir bilir, ne zaman inbreeding, ne zaman linebreeding, ne zaman outcrossing *** yapacağını çok iyi bilir. Bizde ise kendine üreticiyim diyen bir kimse bunları henüz yapamamaktadır. Dışardan getirdiği şecereli bir kaç köpekle bu işe başlar senelerce devam eder ama elindeki şecereli köpek ölünce veya üretimden çıkınca gene gider şecereli damızlıklar alır ve bunlardan yavru almaya devam eder. İş böyle olunca da kendine has özellikleri olan bir kanı yetiştiremez. Böyle yapmak zorundadır çünkü yavru satarken söylediği bir slogan vardır. “Yurtdışından şecereli ana babadan satılık yavrular.” Bir üreticinin kendine has bir kanı yetiştirmesi için en az 15 - 20 neslin geçmesi gerekir ki istediği karakterde, görünümde yavrulara kavuşabilsin. Ama bunu yapmaya bilgisi ve tecrübesi yetmediği gibi bu şekilde yapmaya kalkışırsa yavru satışlarında da düşüş olur. Çünkü üretimin ilerleyen safhalarında ilk başladığı şecereli köpeklerden uzaklaşması kendi kanını yakalaması gerekir bu da Türkiye’de şecere sistemi olmadığı için şeceresiz yavrular alınması demekdir. Halbuki bu üreticiyim diyen kişiler ana baba yurt dışından şecereli yavru satmak zorunda olduklarından işlerinin finansal tarafı çöker. Türkiye’de doğru dürüst köpek üretilmesi ve Avrupa ayarında üreticilerin olması isteniyorsa, en önemlisi kendi ülkemizin koşullarına ve bizim avımıza uygun köpekler üretilmesi isteniyorsa ırk kulüplerinin ciddi bir şekilde kurulup gerektiği gibi çalıştırılması gerekmektedir. Yoksa Almanya’dan ya da başka bir ülkeden gelen gestmoorun dişi ile moosbachın erkeğini çiftleştirip yavrularını almak Türkiye köpekciliğine hiçbirşey sağlamaz. İş bu köpekleri alıp gelecek nesilleri kendimize uyarlamak olmalıdır. Yoksa gestmooru da, moosbachı da, diğerleri de Alman’ın olsun. Bize kendimize has, kendi ırkımız gerek. Yukarıda belirttiğim gibi köpek aynı köpek ama yetiştirlme tarzına ve yaşadığı avlandığı bölgeye göre karakteri farklı köpek. Ama bunları derken de Alman’ın bilgisini ve tecrübesini almamak olmaz. Bu iş de kurulacak ırk kulüplerinin onlarla koordineli çalışmasıyla olur. Irk kulüpleri acilen üyelerine gerekli eğitimi vermelidirler. Bu da yurtdışından gelecek kişilerin burada verecekleri seminerler, kulüplerin yapacağı internet, dergi gibi yayınlarla olur. Bu işleri kotaracak kişilerin de aklı fikri yavru alıp satmak yerine kendilerini nasıl bilgilendiririm, nasıl en iyisini yaparım olmalıdır. Yurtdışından dişi köpek getiripde daha köpek iki yaşına gelmeden yavru almayan varmı? Ben anca bir iki kişi biliyorum. Bu yavru almak isteği nedir? bu arkadaşları dürten köpeklerini devamlı yavrulatmalarını gerektiren şey benim aklıma sadece para olarak gelmektedir. Para için yapılan köpekcilikden hiçbir yarar gelmez. Türkiye’de bir kurzhaar kulübü kuruldu ve kurulduğu senlerde bu kadar fazla kurzhaar Türkiye’ye getirilmiyordu. O zaman bu kulübe gerekli destek verilseydi, gelen köpekler kontrol altına alınsaydı, şecere sistemi oturtulmadan yavrular alınmaya başlanmasaydı bu geçen süre zarfında şimdiden çok daha iyi bir durumda olurduk. Ama iş gittikce çığrından çıkmaya başladı ve her geçen gün de daha kötüye gitmekdedir. Böyle devam ettiği sürecede daha da kötü olacaktır. Parası olan için hiçbirşey değişmez. Bireysel olarak dünaynın istediğiniz yerinden istediğiniz köpeği alıp avlanabilirsiniz ama bunu sadece yapabilen yapar, Türkiye köpekciliğine hiçbir faydası olmaz. Bu ve bunun gibi pek çok yazı yazdım fakat hiçbir işe yaramadığını da biliyorum. Benin avcılara tavsiyem köpek sahibi olmak istediğinizde yavrunuzu seçerken ne köpek çiftlği, ne üretici, ne de başka bir isim altında çok sayıda köpek bakıp hersene bunlardan yavru alan yerlerden köpek almamanızdır. Türkiye’de alacağınız en iyi köpek elinde bir tane köpeği olup onunla çok güzel avlar yapan bir tanıdığınız ile aynı durumdaki diğer bir tanıdığınızdan olacak yavrulardan almanızdır. Yukarıda verilen üretici isimleri gerçek değildir, Konuyu açıklamak için verilmiştir. [b]Inbreeding (Yakın akrabalar arasında üretim)[/b] Inbreeding kuzenden daha yakın olan iki akraba köpeğin çiftleştirilmesidir. Çiftleştirmeler şu bireyler arasında olur; ağbi ile kardeş, baba ile kız, anne ile oğul, ya da kuzen ile kuzen, büyükbaba ile büyükkız, yarım ağbi ile yarım kızkardeş. Bu üretim şekli yakın akrabalar arasındaki çiftleştirmelerle olur ve soydaki zayıf genlerin ve dominant karakterlerin çabuk olarak ortaya çıkmasına yardımcı olur. Bu şekil bir üretim üreticinin üretttiği soyun iyi ve kötü özelliklerine konsantre olmasını sağlar. Irkın kötü özellikleri iyiler kadar önemlidir. Eğer soyun bütün iyi özellikleri düzeltilmeye, yerleştirilmeye çalışılırken gizli kalmış özellikler birden bire ortaya çıkarak dikkatli olunmadığı zaman bütün yapılanı siler geçer. Böyle özelliklerin görüldüğü köpekler üretimden çıkartılır. Akrabalar arasında yapılan bu tür bir üretim zaten soyda varolan genler sebebiyle yeni genleri tanıtmayacağı gibi, kötü genleri de yok etmez. Böyle bir üretime devam edilmesi sonucunda verimsizlik söz konusudur. Devamlı aynı köpeklerin kullanılmasının yanı sıra üretime yeni genlerin alınması gerekmektedir. Tanınmış üreticiler bu tür üretime bağlanmazlar pek çok üreticide bu şekli tercih etmezler. [b]Line breeding (uzak akrabalar arasında üretim)[/b] Bu üretim şekli uzak akrabalar arasındaki çiftleştirmelerle olanıdır. Büyükbaba ile torun, büyükanne ile torun, amca ile yeğen, hala ile yeğen gibi. Bu saf ırkların üretiminde en çok kullanılan ortak bir yöntemdir. Bu yöntemde soya yeni genler katılıp istenmeyen genlerin yerini alması sağlanabilir. Uzak akrabalar arasında yapılan üretim şekli (linebreeding), yakın akrabalar arasında yapılana (inbreeding) nazaran daha iyidir. Yakın akrabalar arasında yapılan üretim acemi üreticiler için uygun değildir. Genetik bilgisi ve ırk özelliklerini iyi tanımak başarı için kesinlikle gereklidir. [b]Outcrossing ( akrabalık ilişkisi olmadan üretim)[/b] Bu üretim şeklinde ise çiftleştirilecek köpekler aynı ırktandırlar, fakat aralarında akrabalık ilişkileri bulunmaz. Bu üretim genellikle soya yeni birşeyin katılması için kulanılır örneğin daha iyi bir renk, daha iyi bir kafa yapısı vs. gibi. Üretime alınacak değişik soy ağacından olan köpekler dikkatli bir şekilde seçilmelidirler. Çünkü iki taraf arasındaki iyi karakterler yeni nesile geçirilebileceği gibi yalnış seçim sonucunda istenmeyenler de çabucak üretime alınabilir.
341 kez okundu
|